Practice English Speaking&Listening with: Kill Bill (Soundtrack) Bang Bang - Nancy Sinatra

Normal
(0)
Difficulty: 0

ONURLU BİR ADAM

36 saat önce, bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı...

...Akdeniz'e düştü.

Çarpmadan kısa süre önce, uçağın ekibi...

...50 megatonluk nükleer savaş başlıklı bombayı attı.

Büyük bir şehri dümdüz edebilecek kapasitedeki bomba, denizde kayboldu.

Şu anda, insanlık tarihinin en büyük deniz araması yapılıyor.

Ne düşünüyorsun, Sunday? Oradaki sen olmalıydın.

Niye olmasın? Tüm donanmadaki en iyi dalgıç benim.

Artık donanmada değilsin. Lanet bir asker kaçağısın.

20 yıl önce, bir adam böyle bir iş yapsa...

...göğsüne bir madalya takarlar ve çarşıya gönderirlerdi.

Onun yerine, birkaç denizci senin kıçını tekmeliyor.

- Çok az uykuyla ve dondurucu suda. - Huysuz orospu çocuğu.

- Bunlar, diplerin tanınmamış karamanlarının hantal 250 pound'luk giysileri. - Arkadaşın mı?

Evet, görünüşe göre Şef, lanet bir zenci meraklısı.

Peki, lanet olası. Artık beni usta şef olarak çağıracaksın...

...yoksa lanet bileğini kırarım, beni anladın mı?

Sen artık bir usta şef değilsin.

Benimle dalga mı geçiyorsun, geri zekalı? Benimle dalga mı geçiyorsun geri zekalı?

- Üzgünüm, usta şef! - Teşekkür ederim.

- En tehlikeli, affetmeyen bir çevreyi anlamaya çalışmak...

- Carl. - Hepsi bir günlük iş.

Ve hâlâ, donanma gelse bile...

Haydi, Carl.

Babanın radyosunu kapat ve okul için hazırlan.

Hooo, John.

Buraya gel. Dur bakalım, John.

Dur bakalım, John.

Haydi. Haydi. Haydi bakalım, Jane.

Haydi, haydi. İyi kız.

Hooo, John.

Buraya gel, Jane.

Buraya.

Şimdi gel.

Doktor Maddox'a, Cuma'ya biteceğini söyledim ve bitireceğim.

- Baba, sanki bu... - Benim çiftliğimmiş gibi mi?

Hayır, oğlum. Ne kadar çok çalışırsam çalışayım, asla bu araziye sahip olamam.

Sen ve annemi konuşurken duydum.

Eğer buğday zamanında hazır olmazsa, bu çiftliği kaybedeceğini duydum.

Doktor Maddox, başka bir aile getirecek ve çocukları da çalışacak.

Benim çocuklarım, okula gider.

Şimdi, çok geç olmadan git.

Okula gitmiyorum, baba. Bugün değil.

Bu tarla bitene kadar değil.

Bu tarla asla bitmeyecek.

Baba.

Bugün Cuma.

Haydi Tie, haydi Jill. Haydi bakalım.

Haydi. İyi oğlan, iyi kız.

Haydi bakalım.

- Bana bir söz ver. - Efendim?

Sonun benim gibi olmasın.

Peki.

En iyisi hareket edelim.

Yağmur geliyor.

En iyisi hareket edelim. Haydi Jane, John.

Haydi... Devam!

Alçak dur, John. Çapayı al, John.

- Çapayı al! Haydi. Devam et. - Çapayı al.

- Çapayı al, John. - Evet, çapayı al, Jane.

Çapayı al, Jane.

Çapayı al, Jane!

Jane! Kalk bakalım.

Kalk bakalım! Haydi!

Kalk... Haydi bakalım...

Devam et bakalım!

Haydi, Carl. Otobüsü kaçıracaksın.

Gidelim, oğlum. Baban bizi bekliyor.

Birleşik devletler donanması, genç bir adam için büyük bir fırsattır.

Sıcak duşunuz var.

- Ve ordudaki gibi olmayan... - Hepsi donanmada. Hepsi bu kitapta.

Ve bu benim. Bunu saklayabilirim. Onu sadece bana veriyorlar.

Donanmada tilki deliği yoktur. Keşke ne olacağımı bilseydim.

Seni tanımak, bu büyük bir şey olacak.

Orada durmaz.

Askere alınışımdan bu yana tek kelime etmedi.

O, senin için korkuyor.

Şimdi de zenciler. İlk üniforma, Sam amca tarafından ödenmiş.

- Seni seviyoum, anne. - Seni seviyorum.

İyi olacaksın, oğlum.

75 dolarlık bir çek seni bekliyor.

Askeri yetkili, ilk izin Eylül'de diyor.

O yetkilinin her dediğine inanmazdım.

Onu yağmurlu bir gün için sakla veya anne babana gönder.

Geri geleceğim, otları biçmeye yardıma.

Hayır. Sakın geri dönme buraya.

Oraya git ve savaş Carl.

Sözlere inanma.

Gerekiyorsa eski kuralları yık.

Ve ne zaman zorlaşırsa...

...ki olacak...

...bana dönme.

Asla.

Şimdi git.

Bir daha geri gelme.

Uzun bir süreliğine gelme.

Gideceğin yere vardığında şarj et.

"A. S. N. F"

Bu ne anlama geliyor?

Haydi, evlat.

Birleşik Devletler Donanması'nda...

...büyük bir geleceğin var.

Büyük bir gelecek!

Buraya bak. Bu donanma yetkilisini bir daha gördüğünde sana tavsiyem...

...hangi kristal küreye bakıyorsa onu almasını söyle...

...ve ona kendi kıçını göster.

Tüm dünyayı demokrasi için özgürleştirecek...

...bir savaştan yeni döndüm.

Hâlâ beni burada, senin yanında sıcak ızgaraya mahkum şekilde durduruyorlar.

Donanmada farklı renkten bir adamın üç seçeneği vardır.

Nedir onlar şef? Aşçı olmak mı?

- Subayın hizmetçisi olmak ya da donanmadan atılmak. - Dinliyor musun, Carl?

Büyük gelecek.

- Büyük gelecek. - İyi olacak.

Bu o. Bu o.

Sıcak, sıcak, sıcak.

Güney Pasifik'in yanında cehennemin lafı bile olmaz.

Lanet!

Geronimo!

Tut şunu.

Carl, ne yapıyorsun?

Tahmin et, yüzeceğim.

Zenci, sen delisin. Salı, bu gemide zencilerin yüzme günüdür.

Ben Cuma günü sıcakladım.

Carl, eğer dik kafalı birinin geldiğini görürlerse...

Ne yapacaklar, daha fazla mı bulaşık yıkatacaklar?

Bir dakika bekleyin. Biri tamamen karıştırmış.

En iyisi, kıçını bu güverteden kaldır.

Bugün Salı değil, evlat.

Ne yapıyorsun, evlat?

- Bunu yapamazsın, evlat! - Başın ciddi belada!

Yanlış gün, lanet olası!

Pekala, yol açın!

Yüzbaşı, kıçını tekrar gemide görmek istiyor.

- Seni yenecek! - Git, Carl!

- Devam et! - Haydi, Carl!

Haydi, Carl!

Onu bir mille yendi.

Tamam.

Kendin için söyleyecek bir şeyin yok mu?

Cevabın kayıt edilecek.

Hiç arama kurtarma yüzücülerini duydun mu?

- Bilirsin, denizciler güverteden düşerler, bu adamlar... - Dalıp onları kurtarırlar. Evet.

Sen de onlardan biri oldun. Seni o birime transfer ediyorum.

Bu gemideki en hızlı lanet yüzücüsün...

...ve bunu yapacak şansın var.

Teşekkür ederim, efendim. Toplanacağım ve güverte departmanına haber...

Sen sadece yüzmek için buradasın. Başka birşey için değil.

Hizmetçilerle kal.

Serbest bırakın.

Hey, Carl. Biliyorsun, kıçının yelkenlide olmamasının tek nedeni...

...yetenekli olmandır, oğlum.

- Lanet! - Arama ve Kurtarma Birliği.

Evlat, Yüzbaşı Pullman'la aran iyi.

Benim için iyi bir söz söyle, belki de botu sürmeme izin verirler.

"Buna asla inanmayacaksınız, ama dün...

...donanmada övülen bir denizci oldum.

Hâlâ ne olacağımdan tam emin değilim, ama benimle gurur duyacaksınız.

Neyse, baba, sanırım mektup helikopteri burada, güverteye çıksam iyi olacak.

Annemi benim için kucakla. Sevgili oğlun, Carl."

Ne...

Mektup helikopteri, telsiz direğine takıldı! Aşağıda! Aşağıda!

Bir dalgıç yollayın hemen! Helikopterde adam var. Onları canlı istiyorum.

Dalgıçlar geliyor.

Getirin! Getirin!

Haydi! Daha hızlı! Çekin onu! Haydi, Vince, çek onu!

- Haydi! Daha hızlı, daha hızlı! - Brashear, şu sabitleme sırasına gir.

Yukarıda tutun! Onu yatırın! Dengeli tutun!

Dengeli tutun! Dengeli tutun!

Onu buraya getirin! Geliyor!

Aşağı getirin!

Denizciler, kaldırın onu! Çizginin üstüne. Hazır mısınız?

Haydi.

Ters çevirin!

- Hayır! - Lanet!

Eğer birkaç dakika daha erken davranabilseydim, şimdi nefes alıyor olurdu!

Elinden geleni yaptın, Şef Sunday. Teğmen Hanks.

Efendim.

- Dalma operasyonunu tamamlayın. - Evet, efendim.

Yardımcı pilot, hâlâ suda.

Caughlin, sıra sende. O adamı evine getir.

Şef Sunday'i dekompresyon için odaya götürün.

Kenara götürün!

Dalgıç geliyor!

- Şef! - Şu lanet ağırlığı bırak!

O ağırlığı bırak!

- Adam güverteden düştü! - Yedek dalgıçlar, siz gelin!

Ne oluyor burada?

Usta şef, Caughlin'i kaybettik, efendim.

- Yedek bir dalgıcımız gidiyor... - O kadar bekleyemez.

- Ne yaptığını söyle! - Bir adamım var.

Bir zıplama dalışı yapacağım, bir kurtarma hattı takacağım ve onu çıkaracağım.

- Zıplama dalışı mı? - Nitrojen, sistemime yayılmadan geri zıplayacağım.

O zaten çok derinde ve sen de bana efendim diyeceksin.

Lanet olsun, aşağıda bir adamım ölüyor, efendim!

Bana şu boştaki yaşam hattını ve hava borusunu verin!

Gözcülüğümde iki adam kaybettim.

Bir tane daha boğuluyor ve senin intihar etmene izin veremem.

- Hızlı davranacaksın! - Ona ulaşmadan önce ölmüş olacak!

- Hava borusu! - Durun! Eğer o suya dokunursan, seni kaptanın direğine götüreceğim...

...ve sen kaybedeceksin, duyuyor musun?

Evet, efendim!

Lanet olsun!

Usta şef Sunday, ciddi bir emboli oluştu.

- Emboli mi? - Akciğerlerin her iki bölümü de ciddi hasar gördü.

Sonsuza dek tabiatın kurallarını aldatamazsın, değil mi doktor?

Korkarım, tamamen müdahale edilemez bir durum mevcut.

Bu biraz kötü, değil mi?

Peki bir sonraki sefer daldığımda ne olacak? Alttan basınç almaya mı başlarım?

Bir basınç artışı seni anında öldürür.

Öldür beni. Lanet olsun, bir süre bunun ciddi olduğunu sandım.

- Eğer sesini kısabilirsen. - Hayır.

Lanet, şarkı söylüyor gibi hissediyorum, adamım.

- Lanet! - Nereye gidiyorsun?

Bana bir içecek al. Kutla. Gidiyorum. Bir daha dalamayacağımı düşünmüştüm.

- Şef Sunday, hastaları korkutuyorsunuz. - Ben neyim?

Lanet. Hey, bir fikrim var. Belki beni buralarda kullanabilirsiniz.

Lanet olsun, kariyer terfisi yapmaya çalışıyordum.

Belki, belki yatak lazımlıklarını değiştirmek için birini bulabilirsiniz!

- Lanet yatak lazımlıklarını değiştir! - Şef!

Lanet yatak lazımlıklarını değiştir! Hey! Hey!

Usta şef Sunday, şu andaki fiziksel durumunuz...

...ve daha kötü bir mesele olan...

...kötü davranışlarınız göz önüne alındığında...

...tıbben dalmaktan men edileceksiniz...

...üç ayda bir yarım maaş alacaksınız...

...ve eğitmen pozisyonuna atanacaksınız.

En büyük isteğim...

...bu yeni görevi otoriteye saygı icabı kucaklamanızdır.

Bu konuşma bitmiştir.

- Bu, olmak istediğim şey, efendim. - Bir donanma usta dalgıcı mı?

- Evet, efendim. - Geçen hafta, bir aşçıydın.

- Şey, gördüğüm adam... - Gördüğün adam bir usta şefti.

Bu donanmada bir adamın ulaşabileceği en yüksek rütbedir.

Birçok iyi adam, oraya ulaşmak için kariyerlerini harcarlar ve başarısız olurlar.

Bunun yanında...

...dalgıç okuluna bir zenciyi almazlar.

- Bu çok basit. - Ya bana kişisel bir tavsiye verecek olsaydınız, efendim?

Seni sadece üç gün önce güverte denizcisi yaptım.

Başka ne borçluyum sana?

Gördüğüm kadarıyla, ben size borçluyum, efendim.

Ricanı uygun buluyorum.

Fakat işe yaramayacak.

Dışarıda bekle.

- Bay Pappy, lostromonun arkadaşı Brashear, görev için bekliyor. - Onu içeri alma, denizci.

Evet, bak, Bay Donanma.

İspanyol paçalar beyazlatılmış.

Ayakkabılar parlatılmış.

Şimdi tek eksiğimiz, bir latarnacı.

Bayonne, New Jersey'e hoşgeldiniz. Tanrı'nın arkasındaki sivilce.

Şef Sunday, hiç karşılaşmadık, ama size Hoist'de hizmet etmiştim.

U. S. S. Hoist, sanırım seni hatırlıyorum.

Pekala, köpek için ne var, aşçı?

Bilmiyorum, şef. Dalgıç okulu için bekliyorum.

Evet, bu iyi.

Bu okula kabul edilmek için yüzden fazla mektup yazdığını söylüyorlar.

İçinde kumtaşı mı var, ha?

- Evet, efendim. - Bugün sıcak bir gün olacak.

Eminim son aşçıdan daha iyisindir. Onun yemeği, köpeğini öldürebilirdi.

Şef.

- Teşekkür ederim. - Pekala.

İşte.

Bugün içmek için yanına bir şey aldın mı?

Hayır, efendim, şef.

Kasabaya gidip kendimize güzel soğuk bir tane alsak, ne dersin?

Bunu yapamam, şef. Görev için başvurmadım.

Sana ne diyeceğim. Şuraya senin için büyük bir tane alacağım.

Bir otobüs bileti de, böylece her nereden zıpladıysan oraya geri dönebilirsin.

Ne diyorsun?

Efendim, ben bir donanma adamıyım.

Geldiğim yerde okyanus yoktu.

Sadece kirli çiftlikler ve huysuz katırlar.

Ve kendine saygı duyan bir denizci katır sürerek yaşamaz.

Efendim.

Çinliler ne der, bilir misin, aşçı?

Ne istediğine dikkat et.

- Bir turta çaldım! Bir turta çaldım! - İçeri alın.

Bir turta çaldım! Bir turta çaldım!

Bir turta çaldım! Bir turta çaldım!

Gir bakalım. Git. Yükseğe kaldır.

Sakın ona gözlerini dikip bakma.

- Kim o? - Komutan.

Fakat herkes ona Bay Pappy der.

- O bir savaş kahramanı. - Burada.

Onu bir amiral yapacaklardı...

...ama onun bir çok çivisinin eksik olduğunu farkettiler.

Ve onu buraya gönderdiler. En iyisi onu selamla, yoksa ilk geceni direkte geçirirsin.

Bir turta çaldım!

Haydi. Sana barakaları göstereyim.

Dikkat!

Baylar, 1948'de...

...Başkan Harry S. Trumann, Amerikan ordusunda ırk ayrımını kaldırmak için...

...cesareti ve ileri görüşü ve aydınlığı vardı.

Şimdi, hepinizin Bayonne dalgıç okulunun ilk zenci öğrencisine hoşgeldiniz demesini istiyorum.

Bosun'un ikinci kaptanı, ikinci kısım, Carl Brashear.

Kimsenin, Bosun'un ikinci kaptanı Brashear'a hoşgeldin dediğini duymuyorum.

Usta şef, başkana saygısızlık olmasın...

...ama zencilerle yatmak istemem.

- Sen de gitmeyecek misin? - Hayır.

Ben Wisconsin'denim.

Hiç gitmedim.

Kalk ve parla bakalım, aşçı. Eğitim zamanı.

Boyle kanunu prensipleri hakkında bir şey biliyor musun?

Ne?

Cevabını duymadım.

Haydi aşçı, kalk.

Boyle kanunu der ki, sabit bir sıcaklıkta...

...ideal hapsedilmiş bir gazın hacmi, basınçla ters orantılı değişir.

- Şimdi, bu kanun neden dalmada önemlidir? - Bilmiyorum, şef!

Asla bilemeyeceksin, çünkü sen sadece Podunk'lu aptal kirli bir zencisin.

Seni tanıyorum. Ter kokun her ranzada ve yaşadığım her kulübede vardı.

Zenci suratın her defasında ayrılmak zorundayken bana bakardı.

Çünkü senin baban tarlayı benimkinden daha ucuza sürerdi.

Benimki kendisini 7 dolarlık kutuya içerek hapsetti, ama bu bana olmayacak.

Çünkü ben usta bir dalgıcım!

Belki bunu bir sonraki sefere hatırlarsın!

Beni anlıyor musun, aşçı?

- Ne? - Lanet Wisconsin'li kıçını...

...yatağa geri götür, Snowhill!

Gördüğünüz adamlar, donanma dalgıçları olacaklar.

Siz yalakalar, onları izlemek için uygun değilsiniz.

Bakmayın!

Adım, usta şef Billy Sunday.

Chicago'da aynı isimde bir vaiz vardı ve orayı...

...terbiyeli beyazların yaşaması için uygunsuz hale getiren...

...fahişeleri, sarhoşları ve zencileri temizledi.

O yaşlı vaiz ve benim aramdaki tek fark...

...o Tanrı için çalıştı, bense tanrıyım!

Şimdi, siz kızlar takımından ilk onunuz neden ileri çıkmıyor?

Haydi! Bırakın şeylerinizi! Gidelim!

Burada duranların dörtte üçü...

...donanma dalgıcı olamayacak.

İlk sıradan üç kişi, ileri çıkın. İleri çıkın!

Ve geçebilen o şanssızlardan...

...sadece üçü emekliliğe kadar yaşayabilecek.

Çünkü dalgıçlık, donanmadaki en zor iştir.

Evet, kim gitmek istiyor?

Şimdi söyleyin, kim gitmek istiyor?

Önerecek bir şeyin mi var?

Kim beni sizin üzgün kıçınızı çalıştırırken küfretmekten kurtaracak?

Sen mi? Sen mi?

Aşçı?

Sen mi?

Gözlerimin içine bakacak mısın evlat, ha?

Nesin sen, bir tür bozuk şeyli Temel Reis mi?

Ha? Tahmin edeyim.

Yüzme takımının kaptanıydın, değil mi?

Sen ve kız arkadaşın, kurbağalama yüzme antrenmanı yapardınız.

Diyelim ki bir eşin vardı!

- Benim eşim... - Bu doğru...

Bu, dosyanda var. Onu hamile bıraktın.

Belki küçük kadını bir gece getirebilirsin...

...ve tüm çocuklar, kurbağalama yüzme çalışabilirler.

İyi bir yüzücü olduğunu duydum, Snowhill. Eyalet şampiyonu!

Evet, evet, usta şef.

Snowhill, lütfen öne çık.

Haydi.

Yüzünü dön.

Seni rahatlatmadan önce gidebilirsin.

Şu anda kursumdan kalıyorsun, anladın mı, yüzme şampiyonu?

Yüzmenin, lanet derine dalma ile ilgisi yoktur.

Eğer Johnny lanet Weismuller olsaydı ve...

...200 pound'luk dalma donanımını giyseydi...

...Esther Williamsbecermek için yüzemezdi.

Eğer o üç fit önünde çıplak olsaydı bile.

Sağ kalmanın tek yolu, birbirine güvenmektir.

Çünkü su altında sahip olduğun tek şey, yanındaki adamdır.

Ve bu yüzden benim kursumu geçebilenler, sadece...

...en iyilerdir.

Şimdi gözümün önünden kaybolun.

Evlat, bilmiyorum.

Aşağıdaki adamı kurtarmak için izin istiyorum, usta şef.

Nesin sen aşçı, bir tür lanet kahraman mı?

Sınıfımda kahramanlar ve endişelenecek karısı veya çocuğu...

...olan kekemeler için yer yok. Anladın mı beni?

Eğer beni çaktırmak istiyorsan, çaktır. Ama onu bana karşı terbiyeli olduğu için cezalandırma.

Seni çaktırmama gerek yok. Bunu kendi başına yapacaksın. Onun yüzde elli şansı vardı.

Hâlâ çabalıyor. Kurtarmak için izin istiyorum.

İddialara göre nefesini 4 dakika tutabiliyormuş. Lanet, iki dakika bile olmadı.

Gunnern ikinci kaptanı Snowhill'in bir yalancı olduğuna inanıyorum.

Bizler onurlu adamlarız, değil mi aşçı? Yalanlara tahammül edemeyiz.

Programımdan çıktın, Snowhill.

Bosun'un ikinci kaptanı Brashear, kendine ait barakaların var.

Lanet!

Donanma dalgıcı bir savaşçı değildir.

Bir kurtarma uzmanıdır. Eğer su altında kayıp varsa, o bulur.

Eğer batarsa, o çıkarır. Eğer yoldaysa, o hareket ettirir.

Eğer şanslıysa, dalgaların 200 fit altında genç ölür.

Çünkü bu, bir kahramana en yakın olabileceği noktadır.

Bilmiyorum, neden biri donanma dalgıcı olmak ister.

İyi iş, Rourke. Neredeyse hazır.

Teşekkürler, usta şef.

Makinistin ikinci kaptanı Rourke, 91.

Bosun'un ikinci kaptanı Brashear, 37.

- Eğer bir sonraki testten kalırsan, programdan çıkarsın. - Evet, efendim.

Bu kampın kontrolü ve duvarları dışında eğitim alabilecek yerler var.

Hanımlar, bu hafta sonu özgürlük.

Zamanında kıçı burada olmayanlar, bizzat bana yanıt vermek zorundalar.

Ve hatırlayın hanımlar, bir gecelik işler sabaha biter.

Ama frengi, bir hayat boyu sürer.

Dağılın!

Dikkat.

- İyi eğlenceler, bebek. - Çiçekler!

Çiçekler! Hey, genç bayanınız için çiçeğe ne dersiniz?

O da ne?

- Arayan sendin. - Evet, bayan.

Sana söyledim. Biz halk kütüphanesiyiz.

Öğretmen servisi değiliz.

Şimdi, eğer sakıncası yoksa, evde Bay Middle var.

Aslında, büyük olasılıkla çiçekleri getirmiştir.

İyi hafta sonları. Ve de kapıyı kilitlersin, değil mi?

Ve onu dışarı attığına emin ol.

- Merhaba. - Kapalıyız.

Üç dakika için değil. Hemşirelik üzerine mi çalışıyorsun?

Bir insan "bir şey üzerine" çalışmaz, Bosun'un ikinci kaptanı.

Rütbeleri biliyorsun. Bunu şu kitapların birinden mi öğrendin?

Bak, burada seninle flört etmek için bulunmuyorum.

Nehrin karşısındaki dalgıç okulundayım.

Okulda çok iyi değilim. Dalgıçlık için doğdum.

Fakat şakaya göre, eğer bir sonraki sınavımı geçemezsem, atılacağım.

Okulda tamamladığın son derece neydi?

- Yedinci. - Sana yardım edemem.

- Neden? - Çünkü böyle bir yerde çalışmam yüzünden tıp okuluna...

...gidebilmek dört yılımı aldı.

Şimdi sınavım için 6 haftam var. Geçeceğim, bir intörn olacağım...

...ve belki bir gün doktor olacağım.

Sen çok geridesin ve zamanım yok.

Tamam. Devam et. Kendine okumak için dolaş.

- Bana bir başka fikir daha verme. Sadece devam et. - Anlamıyor musun?

Sana yardım edip etmemem farketmez. Her şekilde kalacaksın.

Kalmayacağım. Kalamam.

Neden bunu bu kadar çok istiyorsun?

Çünkü ona sahip olamayacağımı söylediler.

Şehirde bir profesörü tanıyor olabilirim.

Boyle kanunu, değişen atmosferik basınçlar altındaki gazların davranışını açıklar.

Der ki, eğer bir dalgıç, nefesini 100 fitte tutarsa...

...ve 10 fite yükselirken tutmaya devam ederse...

...ciğerlerindeki gaz 4 kat artar.

Şimdi, bu neden bir dalgıç için önemli?

Yukarı çıkarken nefes vermeyi unut ve ciğerlerin patlasın.

Seninle çalışabilirim, ama zamanım değerlidir.

İçmeye ve kavga etmeye gidip...

...beni burada beklettiğin ilk gün, anlaşmamız biter.

Günaydın.

Ben... Açmalıyım.

Şimdi bana adını söyleyecek misin, yoksa hâlâ bu bir sır mı?

Adım, Jo.

Babam daima bir erkek çocuk istedi.

O da donanmadaydı.

- Hâlâ görevde mi? - Dokuz yaşımdan bu yana onu görmedim.

Bunun gibi.

- İyi geceler. - İyi geceler.

İtfaiyeci Mellegrano, 91.

Dubois, 85. Motorcu Crofoo, 69.

Bosun'un ikinci kaptanı Carl Brashear...

...76.

Botlar, ayrılın hanımlar.

Suda bir sonraki sizsiniz. Aşağıya eğitim borusuna gideceksiniz.

Bir deliği yamayacaksınız. Böylece ona hava pompalayıp yüzeye çıkaracağız.

Sonra onu batırıp tekrar yapacağız.

Çünkü su altında tüm sahip olduğunuz, yanınızdaki adamdır.

Şef, aşağıda ne halt oluyor?

Aşağıdaki adam eğer fazla kalırsa, mesaj almaya başlayacak.

Isert, gel buraya. O deliği yamamayı bitir.

Çalışıyorum, ama bu şey gerçek bir beceriksiz.

- Nasıl görünüyor? - Cehennem gibi görünüyor.

Yeşil dalgıç, ben usta şef Sunday.

Diğer takım aşağıya gelmeden önce yamanı bitirmen için üç dakikan var.

Haydi artık, Isert! Paslı kıçını hareket ettir!

- Kırmızı dalgıç! - Evet, usta şef.

Lanet olsun, Rourke. Bundan daha hızlı kaynak yapacak kız arkadaşlarım oldu.

Şimdi onu hareket ettirin.

- Haydi, Isert, şimdi yamanı as. - Evet, tamam Rourke. Deniyorum.

- Hey Isert, şunu hissettin mi? - Neyi hissettim mi?

Ne halt...

Yukarı taraf, bu batık hareket ediyor!

Hareket ediyor şef! Aşağı kayıyoruz!

Ne olduğunu biri söylesin!

- Yukarı taraf! - Tut! Tut şu hortumu!

- Kırmızı dalgıç, durumunuz nedir? - Gemi 50 fit aşağı düştü.

- Bir şeyin üzerine konduk. - En iyisi bunu çözene kadar şu çocukları eve geri getirin.

- Ayrılın oradan, eve dönüyorsunuz. - Olumsuz.

Isert'in hava hortumu dolandı.

- Hava hortumum takıldı! - Katlanmış. Şimdi onu düzelt.

Rourke, sorun nedir? Neden hareket ediyoruz?

- Kanala doğru biraz kaydık. - Rourke!

- Bu batık canlı! - Şundan kurtul!

- Bu hava borusunu ve yaşam hattını değiştirmek zorundayım. - Dinle, Rourke.

O, senin arkadaşın. Onun hattını takip et, çöz ve onu oradan çıkar.

Deniyorum, fakat çok sıkı. Aşağıya bir hat gönderin!

Yardım!

- Aşağıda yardıma ihtiyacım var. - Yardım yolda.

- Ben hazırım, usta şef. - Dennis, onu soyun.

- Aşağıya gidemezsin. - İyisi mi benimle konuşma. Tanıdık sesini pek alamıyorum.

O derinliğe dalamazsın. Ben hazırım. Bırak gideyim.

Usta şef, görünüşe bakılırsa gemi o fabrikadan gelen...

...boşaltma borularının üstünden aşağı kaymış.

Başaramadılar ve tüm gemi direk aşağıya gidiyor.

Gemi hakkında endişelenme. Sadece boruyu Rourke'a ulaştır.

Tanrı aşkına!

- O da neydi aşçı? - Bak!

Geminin ağırlığı o boruları eziyor, şef.

Onu yeni hortuma bağla ve hızlı bir şekilde çıkın!

Yukarı taraf, mavi dalgıç burada. Elinde yeni bir hortum var.

Pekala Isert. Rourke seni dışarı çıkaracak ve sen de oradan yürüyerek çıkacaksın.

- Tamam. - Eğer paniklemezse o çocuğun beş dakikalık havası var.

Eğer değişme işin beceremezsen, çocuk ölür, anladın mı?

- Evet, usta şef. - Isert, birkaç dakika konuşamayacağız.

Senden favori şarkını düşünmeni ve onu söylemeni isiyorum.

- Hiç şarkı bilmiyorum. - Nefes alıp verişini yavaşlatman lazım. Rahat solu.

- Sadece rahat solu. - Lütfen, ben bunun için yapılmadım.

Hemen eve gitmek istiyorum! Hemen eve gitmek istiyorum!

Gelmeme izin verir misin?

Çıkmak istiyorum! Çıkmak istiyorum! Gerçekten çıkmak istiyorum!

- Çıkmak istiyorum! - Onu hemen dışarı çıkarın!

- Hareket ediyor, şef! - Haydi, Rourke! Onu tuttum!

Yukarı taraf, Isert'in hava bağlantısı kesildi.

- Aşağıda neler oluyor? - Gemi yuvarlanacak!

Ben de öyle sanıyorum. Aşağıda kalın ve o çocuğu çıkarın, duyuyor musunuz?

- Rourke! - Buradan çıkıyorum!

Buradan çıkacağım! O, aşağı gidiyor!

- Rourke, buraya dön! - Rourke!

- Rourke, buraya gel! - Ölmeyeceğim.

- Rourke! - Çıkıyorum!

Bırakma! Carl, bırakma beni!

Hava hortumuma ihtiyacım var! Nefes alamıyorum, Carl!

Başım dönüyor!

Nefes alamıyorum.

- Yukarı taraf, durumu kötüleşiyor! - Lanet olsun, bağla onu!

Tamam!

- Eve dönüyoruz, şef! - Hiç şüphem olmadı.

Makinistin ikinci kaptanı birinci bölüm Rourke, öne ve ortaya!

"Amerika Birleşik Devletleri başkanı...

...Donanma ve Deniz Birlikleri Kahramanlık Madalyası'nı, büyük bir mutlulukla...

...Makinistin ikinci kaptanı birinci bölüm Dylan Rourke'a takdim eder.

Astsubay Rourke, 22 Eylül 1952'de...

...kendi hayatını hiçe sayarak...

...Astsubay Timothy Douglas Isert'in hayatını Bayonne, New Jersey'de kurtardı."

Yerine.

Sınıf 0252 dağılabilir.

- Carl! - Hey, telgrafını aldım.

Hayır, hayır, hayır. Telefondayım. Babam nasıl?

Tekrar iyi ve ayakta mı?

Evet!

Merhaba! Carl! Sen misin?

Hey, Jo! Benim.

Neredesin? İyi misin?

Hayır, ben iyiyim. Ben iyiyim.

Dinle...

...benimle buluşur musun?

- Lanet olsun! - Tamam, burada bekleyeceğim.

Lanet! Benim yıldönümümde zavallı bir orospu çocuğu içiyor!

O sensin, değil mi?

Şey, ben Gwen... Sunday.

Bunu duyduğuma üzüldüm.

Biliyorsun, seni donanmadan atacak.

Seni dalgıçlıktan atacak.

Peki bunun için ne yapacaksın?

Sen de diğerlerinin yaptığı gibi, seni geçmesine izin mi vereceksin?

Biliyorsun, şu anda tam içeride.

Bir parti istedi.

Ona bir tane verelim.

Bir kızla dans etmem uygun, dedi.

Bu şarkıyı seviyorum!

Donny, iyi bir adam ol ve bize iki scotch ver.

- Kalmadı. - Şanslıyız ki, burbon dolu bir barın var.

Onu buraya getirerek ne yaptığını sanıyorsun?

- Dışarı çık! - Lanetleneceğim!

Moor barda mezuniyet balosu.

Beyler, benden bir içkiniz var. Devam edin.

Lanet. Birlikteliği hangisi daha çok etkiliyor bilmiyorum.

Kürk şal içindeki çekici genç bayan mı, yoksa aşçı mı?

Evet, siz iki çocuk buraya ne yapmaya geldiniz? Dans mı?

Neden bir süre yapmıyorsunuz? Özgür bir ülkedir burası, genelde.

Buraya gelerek büyük bir hata yaptın, aşçı.

- Bu, benim hatamdı. - Hepsi senin hatan.

Şımartılmış küçük kız, serseri bir adam tarafından buraya sürükleniyor.

Bizim bir avuç terli serseri olduğumuzu ve eğlence için sallayabileceğini düşünüyor.

Hey, Donny iyi bir adam ol ve bayana taze bir asker getir.

Bir birayı hakettiğini düşünüyorsun, değil mi?

Donanma erkekleri arasındaki arkadaşlık.

Onlar kadar iyi olduğunu mu düşünüyorsun?

Peki ya ben aşçı? Benden daha mı iyisin?

Lanet olsun ki, haklısın. Öyleyim.

Bu pipoyu görüyor musun?

General MacArthur'un kendisi, bu pipoyu kullandı.

Kendisine Leyte körfezinde hizmet ettim.

Tarihteki en büyük deniz savaşı.

Bir kamikaze, Saint Lo adlı gemiye daldı.

Gemi sığ bir kayalıkta battı. Ben ve altı asker, kazan dairesinde mahsur kaldık.

- Tek çıkış yolu vardı. - Kompartmanları doldurmak ve yukarı yüzmek.

Beş güverte aşçı. Beş lanet olası güverte.

Kilitli bölmeler, ölü vücutlar her yerdeydi.

Bu yüzme için her yerinin sağlam olması gerekir.

Dahili telefon sistemi hâlâ vardı. Yaşlı MacArthur o cızırdayan kutunun başına geldi.

"Sunday, seni orospu çocuğu...

...iddiaya girerim, nefesini 4 dakika tutup oradan dışarı yüzemezsin."

Peki ben ne dedim, biliyor musun?

"Hayır Mac, yapamam. Fakat iddia ederim, senin...

...pipon için 5 dakika tutabilirim. Çünkü bu o kadar sürecek lanet olası."

- Carl, buna değmez... - Ellerini üstümden çek.

Bugün hâlâ altı adam nefes alıyor. Çünkü onları kazan dairesinden dışarı çıkardım.

Ve şimdi sen, Isert'in kahrolası küçük beyaz kıçını, çamurlu su birikintisi içindeki...

...batık bir kayıktan çıkardın diye benden iyi olduğunu mu düşünüyorsun?

Pekala, görelim.

İddian nedir, aşçı?

- Snowhill'i dalgıçlığa geri al. - Ona ne borçlusun?

- Hiç. Ona sen borçlusun. - Evet.

Güzel. Eğer kazanırsam, bu gece ayrılırsın. Anlaştık mı?

Tamam.

Göster ona, usta şef!

Benim yardımcım olacak mısın?

- Evet. - Haydi bakalım.

Haydi, bebeğim!

Haydi, bebeğim!

Haydi, şimdi.

Haydi, Sunday!

- Haydi! - Haydi, usta şef Sunday!

Bir dakika, on beş saniye.

İki dakika, yirmi beş saniye.

Hey, buraya bir onluk daha!

Sunday, yap şunu!

Üç dakika, on saniye!

Haydi.

- Dört dakika! - Dört dakika! Dört!

- Durdur şunu! - Hayır.

- Şef! - Durdur şunu! Durdur!

Rourke, durdur şunu!

Carl, iyisin, değil mi? Carl?

- Carl! - Şef Sunday, iyi misiniz?

- Tut şunu! - İyi misiniz, şef Sunday?

- Ben iyiyim. - Tutun onu.

- Tamam, tuttum. - Tut şunu!

- O iyi. - Haydi.

Haydi, dik tutun onu!

Gidelim.

Çılgın bir kadın gibi iskeleden arabayla gitmeye çalıştı!

Onu arabadan çıkarın!

- Hey, hey. - Biliyorsun, bugün benim evlilik yıldönümüm.

İyi olacaksın.

Haydi, devam et. Haydi, bebeğim.

- Hayır, sen değil Billy! - Haydi, gel bebeğim.

Piç!

Haydi, bebeğim.

Haydi bebeğim, eve gidelim.

Haydi.

Evinize gidin. Görecek bir şey yok.

Jo!

Bunu yapamam Carl. Bu hayatı tekrar yaşayamam.

Babamı sayamayacağım kadar çok defa donanma barlarından çıkardım.

- Jo, bu gece ne oldu bilmiyorsun. - Fakat ben biliyorum.

Finallerimi geçtim.

Üzgünüm, üzgünüm Jo.

Asıl mesele, Bellevue'de intörnlüğüme başlayacağım.

- Çok zor saatler olacak. Seni görecek zamanım olmayacak. - Bir hata yaptım.

- Bir daha olmayacak. - Evet, olacak.

O adamla dövüşmek istedin. Sadece uygun an için bekliyorsun.

Görmüyor musun... Senin gibi değilim.

İstediğim şeyler...

İstediğim şeyler küçüktür.

Eğer sadece sıkı çalışır ve kafamı aşağıda tutarsam...

Tüm hayatın geçip gidecek.

Carl, şu dalgıç kitaplarındaki birçok şeyi...

...benden daha iyi biliyorsun.

Bana artık ihtiyacın yok. Kimseye ihtiyacın yok.

Seni seviyorum.

Jo!

Jo! Jo!

- Jo! Hey, Jo! - Ne?

Jo! Evlen benimle!

Onunla evlenip evlenmeyeceğini bilmek istiyor.

Girin.

Kapıya dikkat et, şef. Herhangi bir şeye dokunmamaya dikkat et.

Biliyor muydun, sıradan ev tozu...

...öncelikle insan derisinden oluşur.

Hayır, efendim. Bunu bilmiyordum.

Bu, evine kimi davet ettiğini iki kere düşünmeni sağlar.

İki kaşık makine yağı...

...tüm geminin...

...taze su deposunu kirletebilir.

Bazı şeyler asla karışmaz.

Değil mi, şef?

O geçecek.

Dün, finalden 94 aldı.

Efendim, bugün hızlı olmasına gerek yok.

Tüm yapması gereken, antrenmanı tamamlaması.

Billy...

...renkli bir dalgıcın buradan mezun olacağı günler gelebilir...

...fakat ben burada oldukça, o gün yarın olmayacak.

Bana katılıyorsun şüphesiz.

Değil mi, şef?

Evet, efendim.

Beyzbol sezonu bitti, aşçı.

Rourke'u farkettim. Asla kendime düşünmek için bile izin vermedim...

- Neden? - Çünkü son dalışını gördüm.

Ne olduğumu bilmek istiyor musun? Ben üzgün lanet olası bir adamım...

...ve bazı şeylerin değişmeyeceğini, senin kalın kafana sokmak için buradayım.

- Geçmeyi hak ediyorum. - Ne zamandan beri hak etmenin bir anlamı var?

Renkli bir dalgıç istemiyorlar.

Ne yaparsan yap, onların gözünde, sen asla onlar kadar iyi olamayacaksın.

- Yani hak ediyorsun, aksi halde kaybediyorsun. - Hayır, sen.

Sence sana bir şey borçlu muyum?

Sana hiç bir lanet şeyi borçlu değilim.

Sen ya da bir başkası. Senin başına geldi aşçı. Hepimize olabilirdi.

Haklıydın şef. Sen ve benim ortak bir şeyimiz yok.

Podunk'tan lanet aptal bir zenci olabilirim, ama en azından kendim için bir şey yapıyorum.

Sen, başladığındaki gibi aynı nefretli, küçük bir adamsın.

Dalma olmadan, sen bir hiçsin.

Fakat kaybetmiş, bozuk bir orospu çocuğu bir şey olabilirdi.

Hey!

Böyle azimli denemen için sana ne dedi?

"En iyi ol."

Evet, öylesin.

Sadece yarın gösterme. Pappy, geçmene izin vermeyecek.

Peki ya sen, şef?

Bugün, hanginiz donanma dalgıcı olacak karar vereceğiz.

Bu testin amacı, su altında bu boruyu düzgün bir şekilde birleştirmek.

Birleştirmek için gereken parçalar sizi nehirde aşağıda bekliyor.

Birleştirmeniz gereken projenin yerini saptadığınızda, aletleriniz için haber vereceksiniz.

Aşağıya gönderilecekler.

Süre tutulacak ve hızlı tamamlayanın puanları artacak.

Bununla birlikte, soğuğa dayanabildiğiniz sürece, size hava pompalamaya devam edeceğiz.

Sürenizi kullanın ve düzgün yapın.

Eğer boruyu tamamlayamazsanız...

...hayatınızın altı ayını boşa harcamış olursunuz.

Dalgıçlar, merdivenlere yaklaşın.

Yukarı taraf, çalışma ışığımın yerini tespit ettim.

Yukarı taraf, mavi dalgıç.

Projemin yerini tespit ettim ve alet çantamı istiyorum.

Yukarı taraf, ben kırmızı dalgıç. Projemin yerini tespit ettim.

- Alet çantamı istiyorum. - Yardımcılar, alet çantalarını indirin.

Yukarı taraf, mavi dalgıç. Hâlâ alet çantam için bekliyorum.

Mavi dalgıç, alet çantan nehrin dibinde.

Şef, tüm dalgıçların sürelerini başlat.

Makinistin ikinci kaptanı Rourke, bir saat yirmi yedi dakika.

Mükemmel montaj.

İkinci sınıf Yarmouth, iki saat on dokuz dakika.

Mükemmel montaj.

Bunu görecek kadar yaşayacağımı hiç düşünmemiştim.

Dört saat dokuz dakika. Geç kalmak hiç olmamasından iyidir, motorcu Crofoot.

Mükemmel montaj. Aşağıda su nasıl?

İyi bir madencinin kıçından daha soğuk, usta şef.

İçeri alın.

Ne diyorsun, hâlâ çıkmadı mı?

Özür dilerim.

Dalış istasyonu, usta dalgıç konuşuyor.

Şef Sunday, böyle bir macerayı denemeyi...

...düşünecek her aşçı ve parlak çocuk bizim kampta.

Öyleyse dinle.

Hareket etmeyi durdurana kadar onu yukarı getirme.

Neredeyse ölü, efendim.

Hareket etmeyi durdurana kadar değil, şef.

Vazgeç, aşçı.

Aşağıda şoka gireceksin ve belki uyanmayacaksın.

Haydi. Bu, uğruna ölecek bir şey değil.

Benim adım...

Bosun'un ikinci kaptanı, ikinci kısım...

...Carl Brashear.

Ben bir donanma dalgıcıyım.

Yukarı çekin. Yukarı çekin.

- Tuttum onu. - Onu eve getiriyoruz.

Denizci, bu emri dikkate alma!

Denizci! Denizci!

Şef Sunday, şu andan itibaren...

...seni görevden alıyorum.

Beni duyuyor musun, şef?

Tut şu ipi. Tut şu ipi.

Haydi, Brashear. Neredeyse geldin.

Sadece birkaç adım. Haydi, yardım edeceğiz.

Biraz daha.

İşte oldu.

Açın.

Bosun'un ikinci kaptanı, ikinci kısım Carl Brashear...

...dokuz saat, yirmi bir dakika.

Mükemmel montaj.

İçeri alın.

Ona yardım edin.

Carl, duydun mu?

- Ağır ol, Snowhill. - Beni tekrar dalgıçlık programına aldılar.

- Eğitime gelecek hafta başlıyorum. - Tebrikler.

Teşekkürler, Carl.

Hey, neredeyse unuttum. Sunday'e ne olduğunu duydun mu?

- Hayır. - Bay Pappy, o orospu çocuğu seni geçirdiğinde çok kızdı.

Ve onu buradan sürdü.

Sanırım o lanet belasını buldu, ha?

Sanırım buldu.

Sanırım buldu.

Beyefendiden.

Şampanyadan nefret edersin.

Bir dalış görevi aldın.

Brooklyn tersanesi. Yedek dalgıç.

Brooklyn mi? Brooklyn mi?

Bebeğim, yaşlı bir çift gibi akşam yemeği yiyebiliriz.

Bebeğim, işi kabul etmedim.

Üç yıldır o yerin açılması için bekliyorduk.

Jo, dalmadıkça rütbem yükselmez.

Ve yedek dalgıçken asla usta olamam. Başka bir şey bulacağım.

- Üç ay geciktim. - Ne için geciktin?

Gerçek bir bebeğin mi olacak?

Bir bebeğimiz olacak! Gerçek bir bebeğimiz olacak!

Bir bebeğimiz olacak.

Bayanlar, baylar ve geri kalan kediler.

Yeni yıl zilini çalmanın zamanı.

- Mutlu yıllar. - 5, 4, 3, 2, 1.

- Mutlu yıllar! - Mutlu yıllar!

Kesinlikle. Onları ayağa dikmelisin.

Yüzlerine bakmalı ve patronun kim olduğunu bildirmelisin.

Eğer yapmazsan, seni ömrünün geri kalanında selamlamazlar.

Böylece orada oturuyorum... Özür dilerim.

Kıdemli şef Sunday, U. S. S. Hoist.

Benim dalgıçlık kariyerimi bitirdin, teğmen.

Kıdemli Yüzbaşı Hanks. Tanıştığımıza sevindim.

Bu, çok uzun zaman önceydi şef.

Çok eski tarih.

Biz sadece "Hey" demeye geldik.

- Hey. - "Auld lang syne" ve hepsi.

"Auld lang syne" ve hepsi. Bir kızın olduğunu bilmiyordum.

Doğru.

Çok hoş.

Tamam, gitmemiz gerek... Çünkü Billy benimle dans edecek.

Mutlu yıllar.

- Haydi, Billy. - İyi eğlenceler.

- Güzel karınla dans edeceksin, değil mi? - Evet.

Görüyor musun? Kolay değil miydi?

- Evet. - Hayır, Billy.

- Donanmadaki en büyük sarhoş, hepsi bu. - Billy.

İyi misiniz, efendim?

Kıdemli şef Sunday, sizi suçlu buluyorum...

Ordu Yasası'nın 90. maddesini, sizden...

...daha yüksek bir görevli memura saldırarak ihlal ettiniz.

Davranışınız tamamen kabul edilemez.

Altı ay için yarım maaş alacaksınız.

İki ay boyunca üssün sınırlarını aşmayacaksınız...

...ve şef astsubay rütbesine indirildiniz.

Bize yeni katılanlar için, en önemli hikayemiz açılmaya devam ediyor...

...binlerce mil ötede, Akdeniz'de.

Sadece saatler önce, bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı...

...İspanya kıyıları üzerinde rutin görev uçuşunu yaparken...

...ülkenin karlı sınır bölgesine çarptı.

Radardan kaybolmadan kısa süre önce, mürettebat, nükleer roket yükünü fırlattı.

Üç adet 50 megatonluk savaş başlığı dünyaya bırakıldı.

İki tanesi hemen bulundu.

- Bununla birlikte, üçüncü hidrojen bombası denizde kayıp. - Sen yaptın.

- Birleşik Devletler donanma gemilerinin onlara... - Becky, gel buraya, oyuncaklarını al.

Can sıkıcı, genellikle boşa çıkan araştırmalarında yardım edebilecek sonarları var.

Derin suları incelemek, Alvin'in işi olacak.

Woods Hole Oşinografi Enstitüsü'nün ödünç verdiği iki kişilik bir araç.

Ve hâlâ, donanma gemileri Akdeniz'de savaş başlığını tarasa bile...

...aynı işi Rus denizaltıları da yapıyor.

Denizcilik kanunlarına göre, uluslararası sularda kaybolan bir bomba...

...ilk onu bulana ait olur.

Sovyetler yapmadan kayıp bombayı bulma ve toplama görevi olanlar...

...işte burada görülen uzman donanma derin dalgıçları.

Norfolk, Virginia'da yerleşmiş olan dalgıçlar, birkaç saat önce olay yerine jetlerle geldiler.

Çoğu hâlâ bu sabah giydikleri üniformaların içindeler.

Mavi dalgıç, ben Yüzbaşı.

Mavi dalgıç, gel.

Buradayım Hart. Neye ihtiyacın var?

Carl, kayıp bombamı bulursan seni takdir edeceğim.

Ölmeden önce Amiral olmak istiyorum.

Elimden geleni yapıyorum, Hart.

Yüzbaşı.

Yukarı taraf, denizin dibinde çıkıntı yapan belirsiz bir metal cisim var.

Bir şeyler buldu. Çok dikkatle devam et.

Anlaşıldı.

Yukarı taraf, bir kola kutumuz var.

Lanet kola kutusu.

Her neyse, onu yukarı getir, şef. Okyanusumu temiz seviyorum.

Şu cihazı kapatın. Aşağıda bir dalgıcımız var.

- O bizim sonarımız değil. - Ne diyorsun sen?

Lanet.

Alfa Whiskey, burası Charlie Victor.

Perimetremde bilinmeyen bir cisim var, muhtemelen denizaltı sınıfı.

Mavi dalgıç, mavi dalgıç, bilinmeyen bir temas yakaladık. Olası Rus denizaltısı...

...iki-sıfır-dokuzda on altı knot ile sana doğru geliyor.

Acil kaçış hareketine başla. Tekrar ediyorum, acil kaçış hareketi.

Acil yardım için hazırlanın. Mavi dalgıç, beni duyuyor musun? Mavi dalgıç, beni duyuyor musun?

Mavi dalgıç?

Konuş benimle, Carl.

Konuş benimle, Carl.

Haydi, mavi dalgıç.

Karargâh subayı, dalış istasyonuna söyle, bize yedek dalgıç hazırlasınlar.

Gel, Carl.

Haydi, Carl.

- Carl, duyuyor musun? - Buradayım, Yüzbaşı.

Orada.

- Yüzey için hazırlan, Carl. Seni eve getiriyoruz. - Anlaşıldı.

Bana bir iyilik yapmak ister misin? Bir daha beni korkuturken, önce nazik bir uyarı ver.

Yüzbaşı, o denizaltı, okyanus dibinin yarısını karıştırdı.

- Onu bizim için buldu! - Şaka yapıyorsun.

Evet!

Bulduğunu düşünüyor. Evet, o senin.

Bu o. Senin oldu.

Dengeli! Dengeli! İçeri çekiyorum.

- Yukarı getirin! - Buraya çocuklar.

Dengeli! Oraya geliyor.

Gidelim, çocuklar! Bir atom bombamız var!

Geliyor, çocuklar! Şimdi gidelim! Haydi, çocuklar!

Ağır bir bombamız var.

Haydi!

Jo?

Bebeğim. Bebeğim.

Çok korktum.

Üzgünüm.

Lanet.

Bacağın neredeyse ayrılıyordu.

İyileşmek zaman alacak.

Sonunda, bir koltuk değneği ile yürüyebileceksin.

Peki hâlâ dalabilecek miyim?

Çok üzgünüm.

Eve gel, Carl.

Bayan Sunday, eşiniz bir halk plajında sarhoş bulundu.

O bir alkolik ve iyileşmesi için 30 gün kalması lazım.

Eğer sendelemeliyse, düşmeyecek!

Eğer düşmeliyse, öyle bir şekilde düşecek ki...

...kenardan geçenler onu bir memur sanacak.

Bir şef astsubay içmeyecek!

Ve içerse, sarhoş olmayacak!

Eğer sarhoş olursa, sendelemeyecek!

Ve eğer sendelerse, düşmeyecek!

Ve eğer düşecekse, öyle bir şekilde düşecek ki...

...kenardan geçenler onu bir memur sanacak!

Sizinle çok gurur duyuyoruz, şef Brashear.

Şimdi, iyileşin, böylece eve gidip emekliliğinizin keyfini çıkarın.

Emekliliğinizi nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz, şef Brashear?

Bir kahraman olmak nasıl bir duygu?

Nasılsınız?

Tatlım...

...bir daha asla dalamayacaksın.

Ve şimdi yapacağın şeyde...

...sana yardımcı olamayacağım.

Fakat ayrılmak için hazır olduğunda...

...ve bana söz verirsen...

...bir daha içmeyeceğine dair...

...orada seni arabada bekliyor olacağım.

Fakat yapamazsan...

...öylece yürüyüp git.

Sizin için paket var, efendim.

Geri dönmek istiyorum.

- Nereye, şef? - Tam dalış görevine.

Tekrar dalmak istiyorum.

Carl, anlıyorum, ama...

Ama, bu mümkün değil.

- İyi günler, Amiral. - Carl, bu Yüzb...

- Yüzbaşı Hanks. - Şef Brashear.

Yüzbaşı Hanks, Pentagon'da personel planlama...

...yönetim kuruluna kıdemli subay olarak atandı.

Birkaç haftalığına bizimle olacak.

Ön cephedeki adamlarla görüşüp sıkıntıları ile ilgili bilgi alacak.

Evet, şefin öncelikli düşündüğü şeye dönelim.

Bir donanma dalgıcı olarak çalışmak için bir iyi bacak ve diğeri...

Üzgünüm. Bu imkansız.

Kesin.

"Uçuş kazasında yaralanan pilotlar, yaralı uzuvlarının kesilmesini istediler.

Uygun protezler ile birçoğu aktif göreve döndüler."

Ben de bunu istiyorum.

Bacağımı kesin ve 12 hafta sonra bir tıbbi gözlemci grubu hazırlayın.

O zaman size tam dalış görevine hazır olduğumu göstereceğim.

Usta şef olmak istiyorum.

Cesaretinize hayranız şef, belki de yeri uygun değil ama.

Lütfen bizi bağışlayın.

Ben bir doktorum, Carl. Fikrim burada bir anlam ifade edebilir.

Sanırım etmiyor. Tek bacakla nasıl geri dönebileceksin?

Ancak bir defa okudum. Bir yol buldum.

Evet.

Denizde geçen aylara...

...asla hayır demediğin görevlere katlanabilirim, ama bu...

Ne istiyorsun benden?

Eve gelmemi, çimleri biçmemi ve tekerlekli sandalye rampası yapmamı mı istiyorsun?

- Oğluma nasıl bakacağım? - Onu bunun dışında tut.

Bunu onun veya benim için yapmıyorsun. Bu seninle ilgili.

Bu her zaman seninle ilgiliydi.

Kabul et, Carl.

En azından bana bu kadarını ver.

Bunu bana neden yapıyorsun?

Cevap ver, lanet olası!

Yoksa buradan çıkarım ve geri gelmem.

Seni seviyorum, Jo.

Uzak durun!

FİZİK TEDAVİ - Uzak durun benden!

Lanet! Lanet!

Aşçı.

Kahretsin. Görünüşe göre partiyi kaçırdım.

Bitmiştim. Başım beladaydı. Çoğunlukla.

Donanma beni, Little Creek'teki 2. sınıf dalgıç okulunda görevlendirmişti.

Bir anlamı yok.

Bazı konuşmalar yaptım.

Bu Cuma, şu Yüzbaşı Hanks...

...bir tıbbi gözlemci grubunu toplantıya çağıracak ve seni emekli edecek.

- Dört haftamın olduğunu söylemişti. - Yalan söyledi, aşçı.

Tek bacakla ne kadar iş yapabileceğin onun umurunda değil.

Seni, beni ve donanmadaki tüm eski deniz köpeklerini...

...bir gözlüklü elektronik teknisyeni ile değişebilir.

Bu adam, senin kıçını emekli edecek.

Bacağımı geri aldım. Henüz hazır değilim.

Tahta bir çubuk üzerinde duracaksın ve Hanks'i yenmek için hiçbir lanet şansın yok, evlat.

Tüm yapmak istediğim, usta dalgıç olmaktı.

Tüm yapmak istediğim, öyle kalmaktı.

Hanks'i yenmek istiyorsun. Etrafından dolanmalı ve üstüne çıkmalısın.

Washington.

- Donanma personel şefi. - Bu doğru.

Ve onlar Hanks gibi kibirli adamları bizden daha fazla sevmezler.

Birkaç şey ayarlayabilirim.

Bunu neden yapıyorsun, Sunday?

İnsanlara kızdığımdan.

Şef Decker, bu hastaneden sorumlu şef sizsiniz, değil mi?

Evet, efendim.

Peki neden şef Brashearn nerede olduğunu bilmiyorsunuz?

Onu tespit etmek zor olmamalı.

Donanmadaki tek zenci dalgıç...

...ve tek bacaklı.

Öyle görünüyor ki, şef transfer edildi, efendim.

Nereye?

- Kimin emriyle? - O kendi emirlerini imzaladı, efendim.

- Kıyı devriyesini arayın. - Rahatla, Yüzbaşı. Sadece konuşmak istiyoruz.

Bekle, bekle, bekle. Şef Brashearn nerede olduğunu biliyor musun? Nerede?

Anlıyorum. Güzel. Şef Brashear, kaçak.

Hemen bulunmasını ve tutuklanmasını istiyorum.

- Onu bulamayacaksın. - Benden ne istiyorsun, şef?

Onu eğitmek için dört hafta ve tam bir hazırlık değerlendirmesi...

...ve donanma personel şefi ile göreve geri iade görüşmesi.

Şef..

- Evet, efendim. - Washington'da donanma mahkemesinde mi?

- Bu doğru. - Unut bunu.

Dalgıca göreve geri iade için müsaade edilecek mi?

Sanırım şef Brashearn ülkesi için bacağını kaybetmesi onu bir tür kahraman yapıyor, efendim.

Güzel.

Bir konuyu iyice anlamanı istiyorum.

Eğer başaramazsa, emekli olursun.

Başarısız olmayacak.

Bir dakika, beş daha hızlı.

Mahkemede görüşürüz.

Yüzbaşı Hanks, size burada kalmanızı emretti, şef.

Lütfen oturun, kıdemli şef Brashear.

Sadece orduda kapalı yerlerde selam verilir, kıdemli şef.

Efendim, içinde büyüdüğüm donanmada, bu olayın önemi...

...göz önüne alındığında bir selam gereklidir, efendim.

Şimdi yeni bir donanmadayız, kıdemli şef.

Başlayalım mı?

Kıdemli şef Brashear...

...bir gün, bir başka dalgıcın yaşamı size bağlı olabilir.

Acaba dürüstçe hissediyor musunuz, bir erkek olarak...

...neredeyse kırk yaşındasınız, tek bacağınız var.

Yarınız yaşındaki sağlıklı dalgıçlarla boy ölçüşebilecek misiniz?

Sorun şu ki efendim, onlar benimle boy ölçüşebilecek mi?

- Giysiyi getirin. - Evet, efendim.

Burada sigara içilmez, şef.

Donanmanın deneysel dalış ünitesinin çalışmalarına göre...

...eğer kişi bilinçsiz hale gelirse veya ölürse...

...protez ve uzuv arasındaki batmazlık karakterlerinin...

...uyuşmazlığı onu serbest dalış modunda engelleyebilir.

Eğer boğulursa, düzgün yüzemeyeceğini kastediyorsunuz. Evet mi?

- Evet, efendim. - Efendim, söz veriyorum...

...eğer denizde ölürsem, bir donanma askeri gibi ölmek için elimden geleni yapacağım.

Düşündüm ki, donanma derin deniz dalgıçlığının geleceğini görmelisiniz.

Bu son model HEO-2 karışık gazlı donanım.

290 pound ağırlığında ve onu kullanmak isteyen biri...

...dalgıçlık çalışmalarına başlamadan önce bile...

...yardımsız 12 adım atabilmelidir.

Bunu yapabilir misiniz, kıdemli şef Brashear?

Evet efendim, yapabilirim.

Şey... Anlıyorum.

Bunu ertesi güne uzatmaktan nefret ederim.

Ama katılımcıların ilgisi olduğundan...

...yapacaklarınızı gösterebilmeniz için düzenleme yapacağım.

Burada efendim, şimdi.

Evlat, kenara çekil, yoksa çeneni dağıtmak zorundayım.

Kıdemli şef Brashear, bunun pek uygun olduğunu pek sanmıyorum.

- Herkesin görmesini istiyorum, efendim. - Yüzbaşı Hanks, efendim, değerlendirmenize uyacağım.

Bu kaygan zemin tek başına böyle bir gösteriye izin vermez, efendim.

Şef Sunday, kariyerinizde yeterince bela yaşamadınız mı? Tavsiyeleriniz hoş karşılanmaz.

- Kim bu adam? - Şef Leslie W. Sunday, efendim.

Sen Leyte körfezinde Saint Lo'dan dışarı yüzerek çıkmıştın.

Nefesini dört dakika boyunca tutmuştun.

Beş, efendim.

Kalabilir.

Güzel, konu dışı.

Beyler, konumuza dönelim.

Kıdemli şef Brashear, bunun ne yeri, ne de zamanı...

Özür dilerim, kıdemli şef, bir problem mi var?

Yüzbaşı Hanks, hayatımın çoğunu donanmada sadece başarılı olmak için geçirdim.

Ancak, maceram, beni sevenler için ciddi bir kişisel kayıp haline geldi.

Onlar fedakârlıklar yaptılar.

Beni desteklemek için büyük acılara dayandılar.

Eğer bu 12 adımı bugün atarsam, beni aktif göreve iade edin.

Kariyerimi geri verin.

İzin verin bitireyim ve evime huzur içinde gideyim.

Kıdemli şef Brashear, modern donanmanın işleri...

Bağışlayın, efendim. Fakat benim için, donanma bir iş değildir.

Birçok geleneğimiz vardır. Kariyerimde, birçoğunu yaşadım.

Bazıları iyi, bazıları kötü.

Ancak, en büyük geleneğimiz olmasa bugün burada olmazdım.

Hangisiymiş bu?

Onur, efendim.

Devam edin, kıdemli şef.

Leslie?

Hangi bacağın var üstünde?

Yürüme bacağım, Leslie.

Babamın adıydı. Onunla bir sorunun mu var?

Hayır. Problem yok.

Bu şey, hafif işler için. Bir kibrit çöpü gibi kırılacak.

Eğer ağırlığımı iyi bacağıma verirsem, değil.

Tek bacakta 290 pound mu? Altıncı adımda yıkılırsın.

Yardımcılar, başlığı geçirin.

Donanma dalgıcı, ayağa kalk.

Bırakın onu.

Yüzbaşı, eğer donanma yönetmeliği el kitabını doğru hatırlıyorsam...

...ayağa kalkması için dalgıç yardım alabilir.

Oturur pozisyondan kalkmak için bu kadar prinç fazla, efendim.

O bükülmüş bakır, şef. On yıldır prinç kullanmıyoruz.

Ve yeni el kitabı diyor ki, dalgıç yardımsız kalkmalı.

Yeni kitabın söylediği şey bu mu, efendim?

Sormam gerekirse, Yüzbaşı, nasıl biliyorsunuz?

Ben yazdım.

Evet, efendim.

Donanma dalgıcı, ayağa kalk.

Donanımını hazırla ve parmaklıklara yaklaş.

Bir.

İki.

Üç.

Dört.

Beş.

Altı.

Yedi.

Sekiz.

Beyler, bacağı.

Lütfen, beyler.

- Donanma dalgıcı, otur. - Dalgıç, aldırmayacaksın.

- Bu benim işim. - Amiral.

Lanet olsun, aşçı. Kıpırdat kıçını! Ben 12'mi istiyorum.

Dokuz. Donanma dalgıcı bir dövüşçü değildir.

O bir kurtarma uzmanıdır. On.

Eğer su altında kaybolduysa, o bulur. Eğer batarsa, o yukarı çıkarır.

Eğer yerindeyse, hareket ettirir!

On bir. Eğer şanslıysa, dalgaların 200 fit altında genç ölür.

Çünkü bu, bir kahraman olmaya en çok yaklaşabileceği yerdir.

Lanet, bilmiyorum neden biri donanma dalgıcı olmak ister ki?

Şimdi, bu çizgiye rapor vereceksin, aşçı!

Rahat.

Yardımcılar, dalgıcın başlığını çıkarın.

Birleşik Devletler Donanması...

...Kıdemli şef ve dalgıç Carl Brashear'ı...

...tam, aktif göreve gururla iade eder.

Teşekkürler.

Tebrikler, Yüzbaşı.

Teşekkürler.

Ayrılabilirim.

Evlendiğim adam, yaşamında hiçbir şeyden ayrılmadı.

Seni seviyorum.

Ben de seni seviyorum, bebeğim. Ben de seni seviyorum.

İyi işti, şef.

1968'de, Carl Brashear, Birleşik Devletler Donanması'nda...

...aktif göreve dönen, uzvu kesilmiş ilk kişi oldu.

İki yıl sonra, Usta Dalgıç olan, Afrika-Amerika kökenli ilk kişi oldu.

Donanmadan, sonraki dokuz yıl boyunca da emekli olmadı.

The Description of Kill Bill (Soundtrack) Bang Bang - Nancy Sinatra